1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca, 'kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi isteği ile işten ayrılması' durumunda kıdem tazminatına hak kazanması, Anayasa'nın eşitlik ilkesi (Madde 10) açısından nasıl bir hukuki tartışma yaratmaktadır? Bu düzenlemenin gerekçesi ve günümüzdeki geçerliliği hakkında bir analiz yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175952

Bu düzenleme, sadece kadına tanınmış bir hak olması nedeniyle Anayasa'nın 10. maddesindeki 'cinsiyet ayrımcılığı yasağı' ve eşitlik ilkesiyle çeliştiği yönünde ciddi hukuki tartışmalara neden olmaktadır. Düzenlemenin tarihsel gerekçesi, kadının evlenince çalışma hayatından çekilip aile hayatına odaklanacağı yönündeki geleneksel toplumsal kabule dayanmakta ve bu geçişi kolaylaştırmak için bir nevi 'pozitif ayrımcılık' amacı gütmektedir. Ancak günümüzde, kadınların çalışma hayatındaki rolünün artması, evlilik nedeniyle erkeğin de hayatında benzer değişiklikler olabilmesi (eşinin işi nedeniyle şehir değiştirme vb.) gibi nedenlerle bu gerekçenin geçerliliği sorgulanmaktadır. Düzenlemenin sadece kadına özgü olması, erkeğin benzer bir durumda bu haktan yararlanamaması, eşitlik ilkesine aykırılık eleştirilerini güçlendirmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda bir iptal kararı vermemiş olsa da, doktrinde ve yargı kararlarında düzenlemenin günümüz koşullarıyla ve eşitlik ilkesiyle uyumluluğu yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/is-huku/kidem-tazminati/)