5237 sayılı TCK m. 21/2'de tanımlanan 'olası kast' ile m. 22/3'te tanımlanan 'bilinçli taksir' arasındaki temel farkı, failin neticeye ilişkin zihinsel durumu açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175950

Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki temel fark, failin öngördüğü netice karşısındaki iradi tutumunda yatar. Her ikisinde de fail, fiilinin hukuka aykırı bir neticeye yol açabileceğini öngörür. Ancak; 1) Olası Kast (TCK m. 21/2): Fail, neticenin meydana gelmesini muhtemel görmesine ve öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesini 'kabullenir' ve 'olursa olsun' diyerek hareketine devam eder. Neticenin gerçekleşmesi failin umursamadığı bir durumdur. Örneğin, kalabalık bir caddede hızla araç sürerken birine çarpıp ölümüne neden olabileceğini öngören ve 'çarparsam çarpayım, umurumda değil' diyen sürücünün durumu. 2) Bilinçli Taksir (TCK m. 22/3): Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, bu neticenin meydana gelmesini 'istemez'. Kendi ustalığına, yeteneğine veya şansına güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır. Örneğin, 'Ben usta şoförüm, kimseye çarpmam' diyerek aynı kalabalıkta hız yapan sürücünün durumu. Kısacası, olası kastta neticeyi kabullenme ve umursamama, bilinçli taksirde ise neticeyi istememe ve gerçekleşmeyeceğine güvenme durumu söz konusudur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/muteahhidin-cezai-sorumlulugu/)