Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde 'katkı payı alacağı', 'değer artış payı alacağı' ve 'katılma alacağı' kavramlarını birbirinden ayırt ederek açıklayınız. Özellikle çalışmayan bir eşin bu alacakları talep edip edemeyeceği konusuna değininiz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175918

Bu üç kavram farklı hukuki rejimlere ve dönemlere aittir: 1) Katkı Payı Alacağı: 01.01.2002 öncesi, yani 'mal ayrılığı' rejiminin geçerli olduğu dönemde, bir eşin diğer eşin malvarlığının edinilmesine yaptığı maddi katkının iadesini talep etme hakkıdır. Bu alacak için katkının para veya para ile ölçülebilir bir değerle yapılması şarttır. Çalışmayan eşin ev işleri veya çocuk bakımı gibi katkıları bu kapsamda sayılmaz. 2) Değer Artış Payı Alacağı (TMK m. 227): 01.01.2002 sonrası 'edinilmiş mallara katılma' rejiminde, bir eşin, diğer eşin 'kişisel' veya 'edinilmiş' bir malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı karşılıksız katkının, o malın tasfiye anındaki değer artışına oranlanarak iadesidir. Burada da maddi bir katkı esastır, çalışmayan eşin ev emeği bu alacağı doğurmaz. 3) Katılma Alacağı (TMK m. 231 vd.): Edinilmiş mallara katılma rejiminin temel alacak hakkıdır. Evlilik birliği içinde 'edinilmiş malların' (çalışma karşılığı olan maaş, kâr payı vb.) tasfiyesi sonucu ortaya çıkan 'artık değerin' yarısı üzerinde diğer eşin sahip olduğu alacak hakkıdır. Bu alacağı talep edebilmek için davacı eşin çalışıyor olması veya ekonomik bir gelir elde etmesi gerekmez. Hiç çalışmayan bir ev hanımı dahi, diğer eşin evlilik süresince çalışarak edindiği malların artık değerinin yarısını 'katılma alacağı' olarak talep edebilir. (Kaynak: vonahukuk.com/mal-paylasimi-davasinda-zamanasimi/)