Anayasa m. 90/5'in 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.' hükmünü, normlar hiyerarşisi ve temel hakların korunması açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175913

Anayasa m. 90/5, normlar hiyerarşisinde önemli ve kendine özgü bir düzenleme getirir. 1) 'Kanun Hükmündedir': Usulüne göre yürürlüğe giren uluslararası andlaşmalar, iç hukukta kanunlarla eşdeğer bir konuma yükseltilmiştir. 2) Yargısal Denetim Yasağı: Bu andlaşmalar aleyhine, yürürlüğe girdikten sonra Anayasa Mahkemesi'nde soyut veya somut norm denetimi yoluyla Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunulamaz. Bu, bir nevi 'yargısal denetimden muafiyet' veya 'Anayasallık karinesi'dir. 3) Temel Hak ve Özgürlüklerde Öncelik (Supremacy): Maddenin en kritik kısmı son cümlesidir. Eğer bir kanun hükmü ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir uluslararası andlaşma hükmü arasında bir çatışma (uyuşmazlık) çıkarsa, mahkemeler kanunu değil, uluslararası andlaşma hükmünü esas almak zorundadır. Bu, temel hak ve özgürlükler alanında, bu tür andlaşmaları normlar hiyerarşisinde fiilen kanunların üzerine çıkarmakta ve onlara bir 'üstünlük' tanımaktadır. Bu düzenleme, temel hak ve özgürlüklerin korunması standardını uluslararası seviyeye çekmeyi amaçlayan çok önemli bir güvencedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/bir-uluslararasi-sozlesme-nasil-feshedilebilir)