CMK m. 49 uyarınca, tanıklıktan çekinme hakkını kullanan bir tanığa, bu çekinmenin dayanağını oluşturan olguları bildirmesi ve bu konuda yemin etmesi ne zaman ve kim tarafından istenebilir? Bu yetkinin istisnası nedir?
CMK m. 49'a göre, tanıklıktan çekinme hakkını (CMK m. 45, 46, 48) kullanan bir tanıktan, bu çekinmenin dayanağını oluşturan olguları bildirmesi ve bu hususta yemin etmesi, ifadeyi alan 'mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı' tarafından 'gerekli görüldüğünde' istenebilir. Bu, bir takdir yetkisidir. Örneğin, mesleği gereği tanıklıktan çekinen bir avukattan, bilginin mesleği kapsamında öğrenildiğine dair yemin etmesi istenebilir. Ancak bu yetkinin önemli bir istisnası vardır: Eğer tanık, vereceği cevabın kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabileceği gerekçesiyle (CMK m. 48) tanıklık yapmaktan çekiniyorsa, hakim veya savcı kendisinden bu konuda bir neden göstermesini veya yemin etmesini istememelidir. Çünkü böyle bir talep, tanığı dolaylı olarak kendini veya yakınını suçlamaya zorlamak anlamına gelir ve bu durum, tanığın Anayasal güvence altındaki 'kendini suçlamama hakkı'na (nemo tenetur se ipsum accusare) aykırı olur. Metindeki 'gerekli görüldüğünde' ifadesi bu istisnayı kapsar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-49-madde-cmk/)