Ceza yargılamasında 'suç örgütü' (TCK m. 220) kavramının, delil elde etme yöntemi olarak nasıl bir 'araç' haline getirildiği ve bu durumun hangi temel haklara müdahale ettiği metinde nasıl eleştirilmektedir?
Metinde, 'suç örgütü' iddiasının, savcılık ve kolluk tarafından delil elde etmede en çok başvurulan bir 'araç' haline geldiği eleştirilmektedir. Bu iddiaya dayanılarak, CMK m. 135 (iletişimin tespiti) ve m. 140 (teknik araçlarla izleme) gibi bireyin özel hayatının gizliliği hakkına ağır müdahale teşkil eden koruma tedbirlerine başvurulduğu belirtilmektedir. Eleştiriye göre, bu tedbirlerin uygulanma şartlarının (başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması vb.) oluşup oluşmadığı yeterince denetlenmeden, basmakalıp ve soyut gerekçelerle uzun süreli dinleme ve takip kararları alınmıştır. Bu durum, 'hukuk devleti' ilkesinden uzaklaşılarak 'polis devleti' uygulamalarına yaklaşıldığı şeklinde yorumlanmaktadır. Ayrıca, bu iddiaya bağlı olarak uygulanan keyfi ve uzun tutukluluklar da ayrı bir sorun olarak vurgulanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ceza-yargilamasinin-bitmeyen-dort-buyuk-sorunu)