6100 sayılı HMK uyarınca, istinaf ve temyiz kanun yolları için belirlenen parasal kesinlik sınırları, 'manevi tazminat' davaları için de geçerli midir? Miktarı ne olursa olsun bir manevi tazminat davasında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175418

Hayır, manevi tazminat davalarında parasal kesinlik sınırları uygulanmaz. HMK'da bu konuda açık bir hüküm olmamakla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre, manevi tazminat talepleri, nitelikleri gereği parayla ölçülebilen bir malvarlığı değeri talebi olarak kabul edilmemektedir. Manevi tazminat, kişilik haklarına yapılan saldırı sonucu duyulan elem, acı ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesini amaçlayan, kendine özgü bir tatmin aracıdır. Bu nedenle, dava dilekçesinde belirtilen manevi tazminat miktarı, davanın konusunu parasal olarak belirlemez; sadece hakimin takdirine yardımcı olan bir taleptir. Bu gerekçelerle, miktarı ne kadar düşük olursa olsun, manevi tazminat taleplerinin kabul veya reddine ilişkin verilen nihai kararlar, parasal kesinlik sınırlarına tabi değildir. Dolayısıyla, bu kararlara karşı, talep edilen veya hükmedilen miktara bakılmaksızın istinaf ve (şartları varsa) temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Metinde yer alan bilgi notlarındaki 'Manevi tazminat davalarında ise davanın miktarına bakılmadan üst mahkemeye başvurulabilir yani manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı yoktur.' ifadesi de bu Yargıtay uygulamasını doğrulamaktadır.