Kentsel Dönüşüm Kanunu'na eklenen hükümle, deprem bölgesindeki hasar tespit raporlarına dayalı iptal davaları için 2577 sayılı İYUK'a getirilen 'ivedi yargılama usulü'nün (ek m. 11), hak sahipliğine ilişkin işlemleri kapsam dışında tutmasının sebebi nedir? Bu ayrımın hukuki mantığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175412

Bu ayrımın hukuki mantığı, yargılama konularının niteliği ve aciliyet derecesindeki farklılıktır. - **Hasar Tespit Raporlarına Dayalı İptal Davaları:** Bu davaların konusu, bir binanın fiziki durumunun (ağır hasarlı, orta hasarlı vb.) ve buna bağlı olarak yıkılıp yıkılmayacağının tespitidir. Bu konu, doğrudan doğruya can ve mal güvenliği ile ilgili olup, kamu düzeni açısından yüksek derecede aciliyet taşır. Yıkılması gereken bir binanın yıkımının, uzun süren bir yargılama nedeniyle gecikmesi, yeni bir afette telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kanun koyucu, bu tür davaların 'ivedi yargılama usulü' ile hızla sonuçlandırılmasını hedeflemiştir. - **Hak Sahipliğine İlişkin İşlemler:** Bu işlemler ise, riskli yapı yıkıldıktan sonra yerine yapılacak yeni binadan kimlerin, hangi oranda ve nasıl hak sahibi olacağı, verilecek konut veya işyerlerinin niteliği, borçlandırma gibi konuları içerir. Bu uyuşmazlıklar, temel olarak mülkiyet hakkının parasal ve ayni boyutuyla ilgilidir ve can güvenliği gibi acil bir tehlike içermez. Bu tür uyuşmazlıkların daha detaylı bir inceleme ve yargılama gerektirdiği, tarafların delillerini sunup tartışabilmeleri için normal yargılama usulünün sürelerinin daha uygun olduğu düşünülmüştür. Kısacası, kanun koyucu can güvenliğini ilgilendiren 'yıkım' sürecini hızlandırmak için ivedi yargılama usulünü getirmiş, ancak malvarlığı haklarının paylaşımına ilişkin 'yeniden yapım' sürecini bu usulün dışında tutarak daha güvenceli bir yargılama yolu öngörmüştür.