Anayasa m. 116/2 uyarınca Cumhurbaşkanı'nın seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, 2017 Anayasa değişikliği öncesi bir dönem ve değişiklik sonrası bir dönem Cumhurbaşkanlığı yapmış olan mevcut Cumhurbaşkanı'nın üçüncü kez aday olup olamayacağı tartışmasında, 'yeni yönetim sistemine göre ikinci defa aday olacağı' argümanının hukuki dayanağı nedir? Bu argüman karşısında 'Cumhurbaşkanı sıfatının ve yemin metninin değişmediği' karşı argümanı ne ifade etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175386

Bu tartışmada, 'yeni yönetim sistemine göre ikinci defa aday olacağı' argümanının hukuki dayanağı, 2017 Anayasa değişikliğinin sadece bir anayasa değişikliği değil, bir 'rejim değişikliği' veya 'hükümet sistemi değişikliği' olduğu iddiasıdır. Bu görüşe göre, 2017 öncesi parlamenter sistemdeki Cumhurbaşkanı, büyük ölçüde sembolik ve sorumsuz bir devlet başkanı iken, 2017 sonrası Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisini tek başına elinde bulunduran, sorumlu bir hükümet başkanıdır (Başkanlık Sistemi). Dolayısıyla, bu iki makamın görev, yetki ve sorumlulukları temelden farklıdır. Bu nedenle, 2017 öncesi yapılan cumhurbaşkanlığının, 2017 sonrası sistemdeki 'iki dönem' kuralı hesabına dahil edilmemesi gerekir. Bu yoruma göre, mevcut Cumhurbaşkanı'nın 2018'de başlayan dönemi, yeni sistemdeki ilk dönemidir ve dolayısıyla 2023'te ikinci kez aday olmasının önünde bir engel yoktur. 'Cumhurbaşkanı sıfatının ve yemin metninin değişmediği' karşı argümanı ise bu tezi çürütmeyi amaçlar. Bu görüşe göre, Anayasa değişikliğinde kurumun adı 'Cumhurbaşkanlığı' olarak kalmış, 'Devlet Başkanı' gibi yeni bir isim verilmemiştir. Ayrıca Anayasa m. 103'teki yemin metni de değiştirilmemiştir. Eğer kanun koyucu, 2017 değişikliği ile sıfırdan bir başlangıç yapmak ve önceki dönemleri saymamak isteseydi, bunu açıkça bir geçici madde ile (Anayasa Geçici Madde 21'de olduğu gibi) düzenlerdi. Böyle bir düzenleme yapılmadığına göre, 'Cumhurbaşkanı' sıfatının devamlılığı esastır ve önceki dönem de 'iki dönem' kuralının hesabına dahil edilmelidir. Bu argüman, hukukun lafzına ve kanun koyucunun açık iradesine dayanarak yorum yapılması gerektiğini savunur.