5237 sayılı TCK m. 314'te düzenlenen silahlı örgüt suçunda, ceza indirimini öngören TCK m. 220/6'nın uygulanması mümkün müdür? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin K: 2017/5832 sayılı kararında, molotof kokteyli atma eylemine katılan sanık hakkında bu maddenin uygulanması gerektiği neden belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175375

Bu soru, TCK'daki maddelerin birbiriyle ilişkisi ve uygulama alanları açısından teknik bir noktayı içermektedir. Genel olarak, TCK m. 314 (Silahlı Örgüt) özel bir düzenlemedir ve TCK m. 220'de (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) yer alan genel hükümler, TCK m. 314 için doğrudan uygulanmaz. TCK m. 314'ün kendi içinde cezaları ve nitelikli halleri belirtilmiştir. Ancak, Yargıtay bazı durumlarda, özellikle örgüt adına işlenen suçlarda, genel norm olan TCK m. 220/6'daki 'Örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmamakla birlikte, örgüt adına suç işlediği için, hem işlediği suçtan, hem de örgüt üyeliğinden dolayı cezalandırılır. Ancak, örgüt üyeliğinden dolayı verilecek olan cezada, işlenen suçun niteliğine göre indirim yapılabilir.' hükmünü kıyasen değerlendirebilmektedir. Yargıtay 16. CD'nin K: 2017/5832 sayılı kararında, sanığın terör örgütü adına eylem (molotof atma) yaptığı kabul edilmiş, ancak eylem sonucunda bir zarar meydana gelmemiştir. Yargıtay burada, sanığın eyleminin niteliği ve ortaya çıkan zararın hafifliği (zarar olmaması) göz önüne alındığında, örgüt üyeliğinden verilen cezada 'makul ve makbul bir indirim' yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu, TCK m. 220/6'nın ikinci cümlesindeki 'işlenen suçun niteliğine göre indirim yapılabilir' fıkrasının ruhuna uygun bir yorumdur. Yargıtay, somut olayın özelliklerine ve 'orantılılık' ilkesine dayanarak, kanunun genel sistematiği içinde sanık lehine bir yorum yaparak bu indirimin uygulanması gerektiğini ifade etmiştir.