6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca hukuk mahkemelerince verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilmesi için dava değerinin belirli bir parasal sınırı aşması gerekmektedir. Bu sınırın altındaki kararlar kesindir. Bu parasal sınırın belirlenmesinde dava dilekçesindeki talep edilen asıl alacak miktarı mı, yoksa faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri dahil toplam meblağ mı dikkate alınır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175343

İstinaf (ve temyiz) için kesinlik sınırının belirlenmesinde, sadece dava konusu edilen malın veya alacağın değeri, yani dava dilekçesindeki 'asıl talep' dikkate alınır. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinin 4. fıkrasında bu durum açıkça belirtilmemiş olsa da, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve HMK'nın genel ruhu bu yöndedir. Kanun yollarına başvurmada kesinlik sınırının hesabında; faiz, icra inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri gibi fer'i nitelikteki alacaklar dikkate alınmaz. Dolayısıyla, bir davada asıl alacak miktarı istinaf sınırının altında kalıyor, ancak faiz ve diğer masraflarla birlikte bu sınırı aşıyorsa, o karar yine de kesin kabul edilir ve istinaf yoluna başvurulamaz. Örneğin 2024 yılı için istinaf sınırı 28.250 TL ise, 28.000 TL asıl alacak ve 1.000 TL işlemiş faiz talepli bir davada verilen karar kesin olacaktır.