Bir işçinin mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmemesi durumunda, işverenin devamsızlık nedeniyle haklı fesih (İş Kanunu m. 25/II-g) yapabilmesi için ispat yükümlülüğü kime aittir ve bu ispat hangi delillerle sağlanmalıdır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2012/39706 E. sayılı kararında vurgulanan temel eksiklik nedir?
İşverenin devamsızlık nedeniyle haklı fesih yapabilmesi için ispat yükümlülüğü tamamen işverene aittir. İşçi, iş ilişkisinin haksız feshedildiğini iddia ettiğinde, işveren feshin haklı bir nedene (devamsızlığa) dayandığını kanıtlamak zorundadır. Bu ispat, genellikle şu delillerle sağlanır: 1. **Devamsızlık Tutanakları:** Her devamsızlık günü için ayrı ayrı ve o gün içinde düzenlenmiş, işyerindeki diğer çalışanlar (mümkünse en az iki tanık) tarafından imzalanmış tutanaklar en önemli delildir. 2. **Tanık Beyanları:** Tutanakları imzalayan veya işçinin işe gelmediğine şahit olan diğer çalışanların mahkemede tanık olarak dinletilmesi. 3. **İşe Giriş-Çıkış Kayıtları:** Kart basma sistemleri, kamera kayıtları gibi işyerindeki elektronik veya fiziki kayıtlar. 4. **İhtarname:** İşçinin devamsızlığı üzerine, işe geri dönmesi ve mazeretini bildirmesi için çekilen noter ihtarnamesi ve devamsızlık sürerse iş akdinin feshedileceğine dair bildirim. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2012/39706 E. sayılı kararında ve bu karara atıf yapan Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2015/2884 sayılı kararında vurgulanan temel eksiklik, davalı işverenin 'devamsızlığa ilişkin tutanaklarını sunmadığı gibi diğer herhangi bir delille de savunmasını kanıtlayamamış' olmasıdır. Yargıtay, devamsızlık olgusunun soyut iddia ile değil, somut ve usulüne uygun delillerle (özellikle devamsızlık tutanakları) ispatlanması gerektiğini, bu ispat sağlanamadığında feshin haksız kabul edileceğini ve işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağını belirtmiştir.