5271 sayılı CMK'nın 148. maddesinde sayılan 'yasak usuller' (kötü davranma, işkence, yorma, aldatma, vaatte bulunma vb.) tahdidi (sınırlı sayıda) midir? Maddede sayılmayan ancak şüphelinin 'hür iradesini' etkileyen bir yöntemle alınan ifade delil olarak kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175289

Hayır, CMK m. 148'de sayılan yasak usuller tahdidi (sınırlı sayıda) değildir; bunlar örnek kabilinden sayılmıştır. Maddenin 1. fıkrasının sonundaki '...ve kanunda gösterilen diğer hukuka aykırı yöntemler' ifadesi ve 3. fıkrasındaki 'Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.' hükmü, bu listenin genişletilebileceğini göstermektedir. Ceza muhakemesinin temel ilkesi, şüphelinin/sanığın beyanının özgür iradesine dayanmasıdır. Bu nedenle, maddede açıkça sayılmamış olsa bile, şüphelinin hür iradesini sakatlayan, onu baskı altına alan, aldatan veya yanıltan her türlü yöntem 'yasak usul' olarak kabul edilir. Örneğin, şüpheliye 'itiraf edersen tutuklanmazsın' gibi bir telkinde bulunmak, ailesiyle tehdit etmek veya uykusuz bırakarak ifadesini almak gibi yöntemler de yasak usul kapsamındadır. Bu tür hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ifade, şüphelinin rızası olsa bile delil olarak kullanılamaz ve bu durum 'mutlak delil yasağı' teşkil eder.