Davacı, konut ihtiyacı nedeniyle açtığı tahliye davasında, yurtdışından kesin dönüş yapacağını iddia etmiş ancak yargılama sırasında bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Mahkeme davanın reddine karar verdikten sonra, davacı temyiz dilekçesi ekinde kesin dönüş yaptığını gösteren belgeler sunmuştur. Yargıtay'ın (Kapatılan 6. HD), temyiz aşamasında sunulan bu yeni delilleri dikkate alarak yerel mahkeme kararını bozması, usul hukukunun hangi ilkeleriyle çelişebilir veya uyumlu olabilir? (HGK, E: 2017/6-1540, K: 2021/878)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175270

Yargıtay'ın temyiz aşamasında sunulan yeni delilleri dikkate alarak karar vermesi, usul hukukunun temel ilkeleri açısından tartışmalıdır. **Çeliştiği İlkeler:** 1. **Temyizde Yeni Delil Sunma Yasağı:** Hukuk usulünde kural olarak temyiz aşaması, bir vakıa (olay) denetimi değil, hukukilik denetimi merciidir. Bu nedenle temyiz aşamasında yeni delil ileri sürülemez ve Yargıtay, dosyada mevcut olan delillere göre hukuki değerlendirme yapar. Yargıtay'ın temyizde sunulan yeni belgeleri esas alarak karar vermesi, bu kuralın bir istisnası niteliğindedir. 2. **Delillerin İbraz Zamanı:** HMK'ya göre delillerin kural olarak cevap ve cevaba cevap dilekçeleriyle birlikte veya en geç ön inceleme aşamasında sunulması gerekir. Bu süreden sonra sunulan deliller, istisnai durumlar (sonradan sunulmasının tarafın kusurundan kaynaklanmaması, karşı tarafın açık muvafakati vb.) dışında dikkate alınmaz. **Uyumlu Olabileceği İlkeler (Yargıtay'ın Gerekçesi):** 1. **Maddi Gerçeğe Ulaşma Amacı:** Yargılamanın temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Eğer temyiz aşamasında sunulan delil, davanın sonucunu esastan etkileyecek ve adaletin tecellisini sağlayacak nitelikteyse, Yargıtay katı usul kurallarını esneterek bu delili göz önünde bulundurabilir. 2. **İhtiyacın Yargılama Sırasında Devam Etmesi Kuralı:** İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, ihtiyacın sadece dava açıldığı tarihte değil, yargılama boyunca ve karar anında da devam etmesi gerekir. Davacının sunduğu belgeler, ihtiyacın yargılama devam ederken de sürdüğünü ve somutlaştığını göstermektedir. HGK'nın E: 2017/6-1540 sayılı kararında da Özel Dairenin bu bozma kararı benimsenmiş, ihtiyacın samimi olduğu kabul edilmiştir. Bu durum, Yargıtay'ın bazen adaletin özünü şekli kurallara feda etmeme eğiliminde olduğunu göstermektedir.