Usuli kazanılmış hak ilkesinin istisnalarından biri, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir 'İçtihadı Birleştirme Kararı' (İBK) çıkmasıdır. Bu durumda mahkeme, uyduğu bozma kararına ve oluşan usuli kazanılmış hakka rağmen, yeni İBK'ya göre mi karar vermelidir? Bu istisnanın hukuki dayanağı ve amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175213

Evet, mahkeme usuli kazanılmış hakka rağmen yeni İçtihadı Birleştirme Kararı'na (İBK) göre karar vermelidir. Bu istisnanın hukuki dayanağı, Yargıtay'ın 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın kendisidir. Bu karara göre, İBK'lar nitelikleri gereği kanunlar gibi objektif, genel ve soyut kurallar içerirler ve görülmekte olan (derdest) davalara da uygulanırlar. Bu istisnanın amacı, ülke genelinde hukuk birliğini ve adaletli bir uygulamayı sağlamaktır. İBK'lar, Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek ve hukukun belirli bir konuda yeknesak uygulanmasını temin etmek için çıkarılır. Eğer bir mahkeme, sırf usuli kazanılmış hak doğduğu için, sonradan çıkan ve hukukun doğru uygulamasını gösteren bir İBK'yı görmezden gelirse, o dava için ülke genelindeki uygulamadan farklı ve potansiyel olarak hatalı bir karar vermiş olur. Bu da adalet ve eşitlik ilkelerini zedeler. Bu nedenle, hukukun doğru ve bir bütün olarak uygulanması (üstün kamu yararı), bireysel bir davada oluşan usuli kazanılmış haktan (taraf menfaati) daha üstün tutulmuştur.