Kentsel Dönüşüm Kanunu'nda yapılan değişiklikle, riskli yapının tespitine engel olan hak sahiplerine karşı mülki idare amirinin yazılı izni ile 'kolluk kuvvetleri müdahalesi' ve 'çilingir yardımıyla yapıya girme' yetkisi tanınmıştır. Bu düzenlemeyi, Anayasa m. 21'de güvence altına alınan 'konut dokunulmazlığı' hakkı açısından değerlendiriniz.
Bu düzenleme, Anayasa m. 21'de güvence altına alınan konut dokunulmazlığı hakkına getirilmiş bir sınırlamadır. Anayasa m. 21, konuta ancak kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle girilebileceğini belirtir. Yapılan değişiklik, riskli yapıların tespiti gibi kamu yararı ve genel güvenlik açısından aciliyet arz eden bir durumda, bu tespitin engellenmesini önlemek amacıyla mülki idare amirini (vali/kaymakam) yetkili merci olarak belirlemekte ve yazılı iznini şart koşmaktadır. Bu düzenlemenin anayasallığı, 'sınırlamanın ölçülülüğü' ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. **Meşru Amaç:** Amaç, can ve mal güvenliğini sağlamak, afet risklerini bertaraf etmek gibi üstün bir kamu yararıdır ve meşrudur. **Gereklilik:** Tespitin başka bir yolla yapılmasının mümkün olmadığı ve hak sahiplerince engellendiği durumlarda bu yola başvurulması, müdahaleyi gerekli kılabilir. **Orantılılık:** Müdahalenin, sadece tespit amacıyla ve zorunlu olduğu ölçüde yapılması, çilingirle girme gibi bir yöntemin son çare olarak kullanılması, orantılılık açısından önemlidir. Sonuç olarak, kamu yararının (yaşam hakkı ve güvenlik) bireysel hakka (konut dokunulmazlığı) üstün tutulduğu bir durum söz konusudur. Kanunla mülki idare amirine yetki verilmesi ve yazılı izin şartı aranması, Anayasa m. 21'deki şekli şartlara uygun görünmektedir. Ancak uygulamanın keyfiliğe yol açmaması ve son çare olarak başvurulması, sınırlamanın ölçülü kalabilmesi için kritik öneme sahiptir.