Bir işveren, devamsızlık yaptığı gerekçesiyle işçinin iş akdini feshetmeden önce, 03.08.2010 tarihli bir ihtarname ile hem işçinin belirli tarihlerde devamsızlık yaptığını iddia edip hem de aynı ihtarnamede 'derhal işbaşı yapmasını' istemiştir. Bu ihtarname, işverenin fesih iradesini mi yoksa işçiyi işe davet iradesini mi gösterir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2015/2884 sayılı kararındaki çelişkiyi bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175180

Bu ihtarname, kendi içinde çelişkili bir irade beyanı içermektedir. Bir yandan geçmiş devamsızlıklara dayanarak fesih hakkının doğduğuna işaret ederken (İş K. m. 25/II-g), diğer yandan işçiyi 'derhal işbaşı yapmaya' davet ederek iş ilişkisini sürdürme niyetini ortaya koymaktadır. Fesih, tek taraflı ve bozucu yenilik doğuran bir haktır; kullanıldığı anda iş ilişkisini sona erdirir. İşçiyi işe davet etmek ise iş ilişkisinin devam ettiği kabulüne dayanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2015/2884 sayılı kararında da bu tür bir çelişkiye dikkat çekilmiştir. Kararda, işverenin bir yandan devamsızlık nedeniyle fesih yaptığını iddia ederken, diğer yandan işçiyi işe davet etmesi, fesih iradesinin açık ve net olmadığını göstermektedir. İşveren, devamsızlık nedeniyle fesih hakkını kullanmak istiyorsa, işçiye devamsızlığının sebebini bildirmesi için makul bir süre tanıyıp, mazeret bildirmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini bildirmelidir. Hem feshettiğini ima edip hem de işe davet etmek, feshin geçerliliği konusunda ciddi şüpheler yaratır. Yargıtay bu gibi durumlarda, fesih iradesinin belirsizliği nedeniyle feshin haklı veya geçerli olmadığı sonucuna varabilmektedir.