CMK m. 2/e'ye göre 'ifade alma' ile m. 2/f'ye göre 'sorgu' arasındaki temel fark, işlemi yapan makam açısından nasıl tanımlanmıştır? Bir Sulh Ceza Hakimi tarafından yapılan dinleme işlemi 'ifade alma' mı yoksa 'sorgu' mudur? Bu ayrımın pratik sonuçları neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175157

CMK m. 2'deki tanımlara göre, 'ifade alma' ile 'sorgu' arasındaki temel fark, işlemi yapan makamdır. - **İfade alma (m. 2/e):** Şüphelinin, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir. Bu işlem sadece soruşturma evresinde ve yürütme organına bağlı görevlilerce yapılır. - **Sorgu (m. 2/f):** Şüpheli veya sanığın, hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir. Bu işlem, bir yargı makamı tarafından yapılır. Bu tanımlara göre, bir Sulh Ceza Hakimi tarafından yapılan dinleme işlemi 'sorgu'dur. Çünkü işlemi yapan bir hâkimdir. Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Örneğin; CMK m. 148/4'e göre müdafiisiz alınan kolluk 'ifadesi' hakim önünde doğrulanmazsa delil olmazken, hakim tarafından yapılan 'sorgu'da bu kural geçerli değildir çünkü sorgu zaten bir yargı makamı tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, tutuklama gibi ağır koruma tedbirleri öncesinde şüphelinin mutlaka bir hakim tarafından 'sorguya' çekilmesi gerekir (CMK m. 101/1-a), sadece savcılık 'ifadesi' yeterli değildir.