Usuli kazanılmış hakkın istisnalarından olan 'görev' konusunda, Yargıtay'ın temyiz incelemesinde görev itirazını açıkça veya zımnen reddetmesi ile görev hususunu hiç incelemeden kararı başka bir nedenle bozması arasında ne gibi bir fark vardır? HGK-K.2021/1038 ve HGK-K.2021/416 kararlarını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175140

Bu iki durum arasında usuli kazanılmış hak açısından temel bir fark vardır. HGK-K.2021/1038 ve 416 sayılı kararlarda da belirtildiği gibi, kural olarak görev kamu düzenindendir ve usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur. Eğer Yargıtay, mahkemenin kararını görev itirazı olmaksızın veya görev konusunu hiç değerlendirmeden başka bir sebeple bozar ve yerel mahkeme bu bozmaya uyarsa, görev hususu usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Mahkeme, sonraki yargılamada kendiliğinden veya tarafların itirazı üzerine görevsizlik kararı verebilir. Ancak, temyizde görev itirazı açıkça ileri sürülmüş ve bu husus Yargıtay tarafından değerlendirilerek açıkça veya zımnen (kararda bu konuya değinmeyerek diğer temyiz itirazlarını reddetmek suretiyle) reddedilmişse, bu durumda görev konusunda da usuli kazanılmış hak doğar. Artık yerel mahkeme bu konuyu yeniden ele alamaz ve görevsizlik kararı veremez.