Şüphelinin kollukta müdafi hazır olmaksızın verdiği ikrar beyanı, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmazsa delil olarak kullanılabilir mi? Bu durumu Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 148/4 ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun benimsediği 'mutlak delil yasağı' doktrini çerçevesinde izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175138

Hayır, kullanılamaz. CMK'nın 148. maddesinin 4. fıkrası, 'Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, şüphelinin en temel savunma haklarından olan müdafi yardımından yararlanma hakkını güvence altına almayı amaçlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu kuralı 'mutlak delil yasağı' olarak yorumlamaktadır. Buna göre, müdafi olmadan kollukta alınan ve sonrasında yargılama makamları önünde açıkça doğrulanmayan bir ifade (ikrar dahi olsa), delil olarak değerlendirilemez. Şüphelinin veya sanığın sonraki aşamalarda susma hakkını kullanması veya ifadeyi reddetmesi, doğrulamanın gerçekleşmediği anlamına gelir. Bu şekilde elde edilen beyanın hükme esas alınması, kanuna aykırı delile dayanılması anlamına geleceği için mutlak bir bozma sebebidir.