6698 sayılı KVKK kapsamında, 'özel nitelikli kişisel veriler' (KVKK m. 6) ile genel nitelikli kişisel veriler arasındaki temel fark nedir? Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinin, genel nitelikli verilerden daha sıkı koşullara (örneğin 'açık rıza' veya 'kanunda öngörülme') bağlanmasının ardındaki temel felsefeyi, kişilerin 'lekelenmeme hakkı' ve 'ayrımcılığa uğramama hakkı' açısından analiz ediniz.
KVKK kapsamında genel nitelikli kişisel veriler ile özel nitelikli (hassas) kişisel veriler arasındaki temel fark, verinin niteliği ve ifşa olması halinde kişi üzerinde yaratabileceği riskin derecesidir. Genel nitelikli veriler, adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi gibi kişiyi belirlenebilir kılan her türlü bilgidir. Özel nitelikli kişisel veriler ise, KVKK m. 6'da sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmış olup, 'kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri' kapsar. Bu verilerin daha sıkı koşullara bağlanmasının ardındaki felsefe, bu bilgilerin öğrenilmesi halinde kişilerin ayrımcılığa uğrama veya damgalanma (lekelenme) riskinin çok daha yüksek olmasıdır. Örneğin, bir kişinin sağlık verisinin (örn. HIV pozitif olması) veya siyasi düşüncesinin ifşa olması, onun iş hayatında, sosyal çevresinde veya kamu hizmetlerinden yararlanmasında ciddi ayrımcılıklara maruz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, bu verilerin işlenmesini kural olarak kişinin 'açık rızasına' bağlamıştır. Açık rıza olmaksızın işlenebilmeleri ise, sağlık ve cinsel hayat dışındaki veriler için 'kanunlarda öngörülmesi' gibi çok daha dar bir istisnai şarta tabi tutulmuştur. Bu sıkı koruma, kişilerin özel hayatının mahremiyetini, lekelenmeme hakkını ve eşitlik ilkesi çerçevesinde ayrımcılığa uğramama hakkını teminat altına almayı amaçlar (avukaterdemozkan.com/blog/kisisel-verileri-koruma-kanunu-avukati/).