657 sayılı DMK m. 76, kurumlara, memurlarını 'görev ve unvan eşitliği gözetmeden' kazanılmış hak aylık dereceleriyle başka kadrolara naklen atama yetkisi vermektedir. Bu yetkinin, Danıştay tarafından 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' ile sınırlandırıldığı kabul edilmektedir. Bir memurun, daha önce şube müdürü olarak görev yaparken, bu görevden alınıp müktesebine uygun düz memur veya uzman kadrosuna atanması işleminde, Danıştay'ın hukuka uygunluk denetiminde aradığı temel kriterler nelerdir? Özellikle 'görevden almada keyfilik' iddiası nasıl somutlaştırılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175130

657 sayılı DMK m. 76 ile idareye tanınan, memuru görev ve unvan eşitliği gözetmeden naklen atama yetkisi, sınırsız bir takdir yetkisi olmayıp, 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' ile sınırlıdır ve bu sınırlar yargı denetimine tabidir. Bir şube müdürünün bu görevden alınarak daha alt nitelikteki bir uzman veya düz memur kadrosuna atanması işlemi, bir 'görevden alma' niteliğindedir ve Danıştay bu tür işlemleri daha sıkı bir denetime tabi tutar. Danıştay'ın bu tür bir işlemin hukuka uygunluğunu denetlerken aradığı temel kriterler şunlardır: 1) Somut ve Haklı Gerekçe: İdarenin, görevden alma işlemini somut, nesnel ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayandırması gerekir. 'Görülen lüzum üzerine', 'hizmetin gereği' gibi soyut ve genel ifadeler yeterli değildir. 2) Başarısızlık veya Yetersizliğin Tespiti: Görevden almanın hukuka uygun kabul edilebilmesi için genellikle personelin o görevdeki başarısızlığının, yetersizliğinin veya hizmeti aksattığının somut bilgi ve belgelerle (soruşturma raporu, performans değerlendirmesi, müfettiş raporu vb.) ortaya konulması gerekir. 3) Kamu Yararı ve Hizmet Gerekleriyle Bağlantı: Yapılan görev değişikliğinin, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacına hizmet ettiğinin idare tarafından gösterilmesi gerekir. 'Görevden almada keyfilik' iddiası, bu kriterlerin yokluğu halinde somutlaşır. Eğer idare, görevini başarılı bir şekilde yürüten bir personeli, hiçbir somut ve hukuki gerekçe göstermeksizin, sadece takdir yetkisine dayanarak daha alt bir göreve atıyorsa, bu işlemin sübjektif, kişisel veya siyasi nedenlerle yapıldığı ve kamu yararı amacından saptığı kabul edilir. Bu durum, işlemin 'maksat' unsuru yönünden hukuka aykırı olması sonucunu doğurur ve iptalini gerektirir (Bkz. Danıştay İDDK E:2000/444, K:2000/1000 kararına muhalif kalan Daire kararı).