657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68/B maddesi çerçevesinde, üst dereceli bir kadroya atanan memurun bu kadroda geçirdiği sürelerin, hem 'kademe ilerlemesi' ve 'derece yükselmesi' hem de 'emeklilik' açısından nasıl değerlendirileceğini, 'kazanılmış hak aylığı' ile 'emekli keseneğine esas aylık' kavramları arasındaki ayrımı dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175120

657 sayılı Kanun'un 68/B maddesi uyarınca istisnai bir şekilde üst dereceli bir kadroya atanan memurun, bu atamadan kaynaklanan hakları 'kazanılmış hak aylığı' ve 'emekli keseneğine esas aylık' açısından farklılık gösterir. 1) Kademe İlerlemesi ve Derece Yükselmesi (Kazanılmış Hak Aylığı Açısından): Madde metnine göre, bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri 'her yıl kademe ilerlemesi' ve 'her 3 yıl derece yükselmesi' sayılmak suretiyle, onların asıl 'kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin' yükselmesinde göz önüne alınır. Bu ifade, memurun üst dereceli kadroda geçirdiği sürenin, kendi asıl (gerideki) derecesinin ilerlemesi için de sayılacağını belirtir. Yani memur, bir yandan üst derecenin mali haklarından yararlanırken, diğer yandan kendi müktesep derecesi de normal seyrinde ilerlemeye devam eder. 2) Emeklilik Açısından (Emekli Keseneğine Esas Aylık): Emeklilik açısından durum farklı ve memur lehinedir. Emekli keseneğine esas aylığın hesabında, kişinin fiilen görev yaptığı ve maaş aldığı kadro derecesi ve ek göstergesi esas alınır. Dolayısıyla, 68/B ile 1. dereceli bir kadroya atanmış bir memurun emekli keseneği, atandığı bu 1. dereceli kadronun gösterge ve ek göstergesi üzerinden kesilir. Bu da emekli olduğunda alacağı maaş ve ikramiyenin, kendi kazanılmış hak aylık derecesine göre değil, fiilen görev yaptığı bu üst dereceli kadroya göre daha yüksek hesaplanmasını sağlar. Kısacası, atama mali haklar açısından geçiciyken, emeklilik hakları açısından kalıcı bir avantaj sağlayabilir (kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-68-madde-dmk/).