7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi, barış zamanında yoklama kaçağı veya bakaya kalanlar hakkında öncelikle 'idari para cezası' uygulanmasını, bu ceza kesinleştikten sonra fiile devam edilmesi halinde ise 'ceza davası' açılmasını öngörmektedir. Bu 'kademeli yaptırım' sisteminin hukuki mantığını ve 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesiyle ilişkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175103

Askeralma Kanunu'nun benimsediği bu kademeli yaptırım sisteminin hukuki mantığı, askerlik ödevini ihlal eden kişiye, daha ağır bir yaptırım olan hapis cezası ile karşı karşıya kalmadan önce hatasını düzeltme ve yükümlülüğünü yerine getirme imkanı tanımaktır. Bu sistem, orantılılık ve son çare (ultima ratio) ilkelerinin bir yansımasıdır. İlk aşamada, fiil bir 'kabahat' olarak nitelendirilir ve yaptırımı idari para cezasıdır. Bu, kişiye bir uyarı niteliğindedir. Eğer kişi, bu idari yaptırıma rağmen ihlali sürdürürse, eylemi artık daha ağır bir haksızlık içeriğine bürünür ve bir 'suç' olarak nitelendirilerek hakkında ceza davası açılır. Bu durum, 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesini ihlal etmez. Çünkü burada yargılanan iki ayrı fiil vardır. Birincisi, başlangıçtaki yoklama kaçağı veya bakaya kalma fiilidir ve bu kabahat idari para cezası ile sonuçlanmıştır. İkincisi ise, idari para cezasının kesinleşmesinden 'sonra' bu hukuka aykırı duruma 'devam etme' fiilidir. Kanun, bu ikinci fiili, yani uyarılara rağmen ısrarla yükümlülüğünü yerine getirmemeyi, ayrı ve daha ağır bir suç olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla, farklı zaman dilimlerinde gerçekleşen ve hukuken farklı nitelendirilen iki ayrı eylem söz konusu olduğu için, mükerrer yargılama veya cezalandırma durumu oluşmaz (kadimhukuk.com.tr/makale/yoklama-kacagi-nedir-cezasi/).