7244 sayılı Kanun ile fesih yasağının uygulandığı dönemde, işverenin fesih hakkı sadece İş Kanunu m. 25/II'de düzenlenen 'Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller' ile sınırlandırılmıştır. Bu durumun, işverenin m. 25'in diğer bentlerinde (örneğin, sağlık sebepleri (m. 25/I) veya zorlayıcı sebepler (m. 25/III)) yer alan haklı nedenle derhal fesih haklarını nasıl etkilediğini analiz ediniz.
7244 sayılı Kanun ile İş Kanunu'na eklenen Geçici 10. madde, fesih yasağının istisnasını belirlerken son derece dar bir çerçeve çizmiş ve 'ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebeplerle fesih hakkı saklı kalmak koşulu ile' her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin feshini yasaklamıştır. Bu ifade, fesih yasağının istisnasının sadece ve sadece İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendi ile sınırlı olduğunu göstermektedir. Bu durum, işverenin normal koşullarda sahip olduğu diğer haklı nedenle derhal fesih haklarını, bu yasak süresince askıya almıştır. Örneğin: 1) Sağlık Sebepleri (m. 25/I): İşçinin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir hastalık nedeniyle devamsızlığının bildirim süresini 6 hafta aşması gibi durumlarda, işveren fesih yasağı süresince bu haklı nedene dayanarak iş akdini feshedememiştir. 2) Zorlayıcı Sebepler (m. 25/III): İşyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı bir sebebin (örneğin, salgın nedeniyle sokağa çıkma yasağı) ortaya çıkması halinde de işveren bu haklı nedene dayanarak fesih hakkını kullanamamıştır. Kanun koyucu, salgın döneminde istihdamı mutlak bir şekilde korumayı amaçlamış ve işverenin fesih imkanını, sadece işçinin güveni kötüye kullanma, hırsızlık, sataşma gibi ağır kusurlarının bulunduğu 'ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık' halleriyle sınırlandırarak, diğer tüm fesih yollarını geçici olarak kapatmıştır. Bu, olağanüstü dönemin gerektirdiği istisnai bir düzenlemedir (kalemci.av.tr).