Bir idari yargı kararının uygulanmasının 'maddi (fiili) imkansızlık' nedeniyle mümkün olmaması ne anlama gelmektedir? İdare Mahkemesi'nin bir kamulaştırma işlemini iptal etmesine rağmen, kamulaştırılan arazi üzerine geri döndürülemez şekilde (örneğin bir hastane veya okul) bir kamu tesisi inşa edilmiş olması durumunda, idarenin İYUK m. 28 kapsamındaki yükümlülüğünün nasıl dönüştüğünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175081

Bir idari yargı kararının uygulanmasının 'maddi (fiili) imkansızlık' nedeniyle mümkün olmaması, kararın gereğinin yerine getirilmesinin, fiziksel olarak veya ortaya çıkan yeni durum nedeniyle olanaksız hale gelmesidir. İdare Mahkemesi'nin bir kamulaştırma işlemini iptal etmesi, kural olarak idareye, kamulaştırılan taşınmazı eski malikine iade etme yükümlülüğü getirir. Ancak, iptal kararı verilene kadar geçen sürede idare, o arazi üzerine kalıcı ve kamuya hizmet eden bir yapı (hastane, okul, yol vb.) inşa etmişse, artık bu yapıyı yıkarak araziyi eski haline getirmesi ve malikine iade etmesi fiilen imkansız hale gelir. Bu durumda, idarenin İYUK m. 28 kapsamındaki 'aynen uygulama' (eski hali iade) yükümlülüğü, 'nakden tazmin' (bedelini ödeme) yükümlülüğüne dönüşür. Yani idare, hukuka aykırı kamulaştırma işlemiyle sebep olduğu zararı, taşınmazın güncel değerini ve varsa diğer zararları (gelir kaybı vb.) ödeyerek gidermekle yükümlü olur. Bu durum, Danıştay 6. Dairesi'nin E: 2013/3657, K: 2017/4335 sayılı kararında da ele alınmıştır. Kararda, ruhsat verilmeyerek inşaatın gecikmesine neden olan idarenin, bu gecikmeden doğan maliyet farkını tazmin etmesi gerektiği belirtilmiştir. Fiili imkansızlık, idareyi sorumluluktan kurtarmaz, sadece sorumluluğun niteliğini değiştirir. Malik, bu durumda taşınmazın iadesi için değil, tam karşılığını almak için yeni bir tam yargı davası açabilir veya idareye bu yönde başvurabilir (kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-28-madde-iyuk/).