HMK'da davadan feragat (m. 307) kesin hüküm gibi sonuç doğururken, davanın geri alınması (m. 123) davacının ileride aynı davayı tekrar açma hakkını saklı tutar. Bu iki kurum arasındaki temel farkı, davacının 'dava konusu haktan vazgeçme' iradesi açısından açıklayınız. Davanın geri alınabilmesi için aranan 'davalının açık rızası' şartının, feragatte neden aranmadığını hukuki mantığıyla izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175080

Davadan feragat ile davanın geri alınması arasındaki temel fark, davacının iradesinin yöneldiği hukuki sonuçta yatar. Davadan feragatte (HMK m. 307), davacı, dava konusu ettiği 'maddi haktan' (talep sonucundan) kısmen veya tamamen vazgeçer. Bu vazgeçme, hakkın özüne ilişkindir ve bu nedenle feragat, kesin hükmün sonuçlarını (HMK m. 303) doğurur. Yani, davacı feragat ettiği hakkı bir daha dava konusu yapamaz. Davanın geri alınmasında (HMK m. 123) ise davacı, dava konusu haktan değil, sadece o an için açmış olduğu 'davadan' vazgeçer. Maddi hukuk anlamında hakkından vazgeçmiş olmaz, sadece usuli olarak o davayı takip etmekten vazgeçer ve ileride aynı hakkına dayanarak yeniden dava açma hakkını saklı tutar. Bu temel fark, ikinci sorunun da cevabını içerir. Davanın geri alınabilmesi için 'davalının açık rızası' aranır. Çünkü dava açılmasıyla birlikte, davalı da artık o davanın bir tarafı olmuş ve yargılama sonucunda kendi lehine bir hüküm (örneğin davanın reddi kararı) alma beklentisine girmiştir. Davacının tek taraflı olarak davayı geri alıp, davalıyı sürekli bir dava tehdidi altında bırakması, davalının hukuki güvenlik hakkını zedeler. Bu nedenle kanun, davalının rızasını aramıştır. Feragatte ise durum tam tersidir. Davacı, davalının en çok isteyeceği şeyi yapmakta, yani dava konusu haktan tamamen vazgeçmektedir. Bu durum davalının lehine bir sonuç doğurduğu için, onun rızasının aranmasına gerek yoktur. Feragat, davalının hukuki durumunu daha kötüye değil, daha iyiye götüren bir işlemdir (kadimhukuk.com.tr/makale/davadan-feragat-nedir-nasil-yapilir/).