6306 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle, kentsel dönüşüm kararına katılmayan maliklerin arsa paylarının satışına ilişkin bir mahkeme kararında, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle sonradan iptal davası açılması halinde, hisseyi satın alan yeni malikin hukuki durumu ne olur? Kanunun bu konuya getirdiği özel çözümü ve bu çözümün mülkiyet güvenliği açısından yarattığı durumu analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175076

6306 sayılı Kanun'da yapılan yeni düzenleme, kentsel dönüşüm sürecinde salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışını öngörmektedir. Bu satış işlemi sonrasında, hissesi satılan eski malikin, 'satış bedelinin eksik hesaplandığı' gerekçesiyle idari yargıda (veya duruma göre adli yargıda) dava açması ve bu davanın kabul edilerek satış işleminin iptal edilmesi ihtimaline karşı kanun özel bir çözüm getirmiştir. Yeni düzenlemeye göre, satış işleminin bu nedenle iptal edilmesi, mülkiyeti geriye döndürmez. Yani, hisseyi satın alan yeni malikin mülkiyet hakkı korunur. Bunun yerine, 'satış bedeli ile yargı kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki fark, hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenir.' Bu hüküm, kentsel dönüşüm sürecinin hukuki belirsizlikler nedeniyle duraksamasını önlemeyi ve inşaat sürecinin devamlılığını sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak bu durum, mülkiyet güvenliği açısından karmaşık bir yapı ortaya koyar. Bir yandan, iyi niyetli yeni malikin mülkiyeti korunarak hukuki istikrar sağlanmaya çalışılırken, diğer yandan hissesi düşük bedelle satılan eski malikin mülkiyet hakkı, sadece bir 'bedel farkı' alacağına indirgenmektedir. Bu, Anayasa'nın 35. maddesiyle korunan mülkiyet hakkına, özellikle de hakkın 'aynen' korunması ilkesine bir müdahale olarak yorumlanabilir ve ölçülülük açısından tartışmalara yol açabilir (kadimhukuk.com.tr/makale/kentsel-donusum-yasasi/).