Askeralma Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca, mesai saatleri dışında veya askerlik şubesinin bulunmadığı bir yerde yakalanan yoklama kaçağı veya bakayanın 'derhal serbest bırakılması' hükmünün hukuki gerekçesi nedir? Bu durumda kolluk kuvvetinin düzenlediği tutanağın hukuki niteliğini ve yükümlüye doğurduğu sonuçları açıklayınız.
Askeralma Kanunu'nun 26. maddesi, yakalanan yoklama kaçağı veya bakayanın kural olarak en yakın askerlik şubesine teslim edilmesini öngörür. Ancak, yakalamanın mesai saatleri dışında veya askerlik şubesinin bulunmadığı bir yerde gerçekleşmesi halinde, yükümlünün 'derhal serbest bırakılmasını' emreder. Bu hükmün hukuki gerekçesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına (Anayasa m. 19) orantısız bir müdahalede bulunmayı önlemektir. Yükümlünün sırf askerlik şubesinin kapalı olması veya uzakta olması nedeniyle, idari bir işlem için gece boyunca veya uzun bir süre nezarette tutulması, hakkın özüne dokunan bir sınırlama olarak görülmüştür. Bu durumda kolluk kuvveti, bir 'tutanak' düzenler. Bu tutanağın bir nüshası yükümlüye verilir, diğeri ise en geç üç iş günü içinde askerlik şubesine gönderilir. Bu tutanağın hukuki niteliği, yükümlünün arandığının ve yakalandığının resmi olarak tespit edilmesidir. Yükümlü için doğurduğu sonuçlar şunlardır: 1) İdari para cezası, 'kendiliğinden gelenler' için uygulanan daha düşük tarifeden değil, 'yakalananlar' için uygulanan daha yüksek tarifeden hesaplanır (Askeralma Kanunu m. 24). 2) Bu tutanak, yükümlünün belirli bir süre içinde en yakın askerlik şubesine başvurma yükümlülüğünü doğurur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, fiilin devamı anlamına gelir ve ileride ceza davası açılmasına neden olabilir (kadimhukuk.com.tr/makale/yoklama-kacagi-nedir-cezasi/).