Bir ceza davasında verilen düşme kararının (CMK m. 223/8), istinaf ve temyiz kanun yolları açısından hukuki durumu nedir? Özellikle, ilk derece mahkemesinin düşme kararına karşı bölge adliye mahkemesince verilen 'istinaf başvurusunun esastan reddi' kararı temyiz edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175056

Bir ceza davasında verilen düşme kararı, CMK m. 223/1 uyarınca bir 'hüküm' sayıldığı için, bu karara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabilir (CMK m. 272). İlk derece mahkemesinin düşme kararı, istinaf incelemesi için bölge adliye mahkemesine (BAM) gider. BAM, istinaf başvurusunu yerinde görmezse 'istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verir. İşte bu noktada temyiz kanun yolu büyük ölçüde kapanmaktadır. CMK'nın 'Temyiz edilemeyecek hükümler' başlıklı 286. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi, 'Düşme kararlarına ilişkin... istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar'ın temyiz edilemeyeceğini açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesi bir düşme kararı vermiş ve BAM da bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetmişse, bu karar kural olarak kesindir ve Yargıtay'da temyiz edilemez. Bu düzenlemenin amacı, davanın esasına girilmeyen ve muhakemeyi sona erdiren düşme gibi kararların, iki dereceli bir denetimden (ilk derece + istinaf) geçtikten sonra kesinleşmesini sağlayarak yargılamayı hızlandırmaktır. Ancak, BAM'ın ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp kendisinin ilk kez bir düşme kararı vermesi gibi istisnai durumlarda temyiz yolu farklı değerlendirilebilir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/davanin-dusmesi-karari-nedir.html).