TCK m. 151/1'de düzenlenen mala zarar verme suçu, 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiş ve denetim süresi içinde olan bir sanığın, bu denetim süresi içinde işlediği yeni suçun 'mala zarar verme' suçu olması durumunda, mahkeme HAGB kararını açıklamadan önce ne gibi bir usuli işlem yapmak zorundadır? Bu durumun TCK'nın 2. ve 7. maddelerindeki lehe kanun ilkesiyle ilişkisini kurunuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175046

Eğer bir sanık hakkında verilen HAGB kararının denetim süresi içinde, kasten yeni bir suç işlerse, mahkeme kural olarak HAGB kararını açıklar ve ertelenen hükmü infaz eder (CMK m. 231/11). Ancak, denetim süresi içinde işlenen bu yeni suç, sonradan yapılan bir kanun değişikliği ile 'uzlaştırma' kapsamına alınmışsa, durum değişir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E. 2019/13300, K. 2020/11372 sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK'nın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu, 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınmıştır. TCK m. 7/2'ye göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Uzlaştırma, fail lehine bir kurumdur çünkü uzlaşma sağlanırsa hakkındaki dava düşer. Bu nedenle, mahkeme, sanığın denetim süresi içinde işlediği mala zarar verme suçu nedeniyle HAGB kararını açıklamadan önce, TCK m. 2 ve 7 gereğince lehe kanun ilkesini uygulamak ve bu yeni suç (mala zarar verme) yönünden uzlaştırma usulünü işletmek zorundadır. Dosya, uzlaştırma bürosuna gönderilmeli ve taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanamadığı beklenmelidir. Eğer uzlaşma sağlanırsa, mala zarar verme suçundan dolayı sanık hakkında düşme kararı verileceğinden, HAGB kararının açıklanmasını gerektiren bir 'kasıtlı suç işleme' şartı ortadan kalkmış olur. Uzlaşma sağlanamazsa, ancak o zaman mahkeme HAGB'yi açıklama konusunu değerlendirebilir (kadimhukuk.com.tr/makale/uzlastirmaya-tabi-suclar-cmk-253-madde/).