Subay ve astsubay adayları hakkında 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca yapılan tahkikatta, adayın kendisiyle ilgili olumsuz bir bulgu olmamasına rağmen, birinci veya ikinci derece bir yakınının bir suçtan mahkumiyeti veya bir terör örgütüyle iltisakı olduğu yönündeki istihbari bilginin, adayın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına tek başına gerekçe teşkil edip edemeyeceğini, 'suç ve cezaların şahsiliği' ilkesi ve Danıştay içtihatları çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175036

Subay ve astsubay adayları hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, adayın kendisi hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmamasına rağmen, sadece bir yakınının (anne, baba, kardeş vb.) adli sicil kaydı veya terör örgütleriyle iltisaklı olduğuna dair istihbari bir bilgiye dayanılarak adayın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması, hukuka ve temel ilkelere aykırıdır. Bu durumun temel hukuki dayanakları şunlardır: 1) Suç ve Cezaların Şahsiliği İlkesi: Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen bu temel ilkeye göre, kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Adayın bir yakınının işlediği iddia edilen bir suç veya eylemden dolayı adayın kendisinin bir hak kaybına uğratılması, bu ilkenin açık bir ihlalidir. 2) Danıştay İçtihatları: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve ilgili Daireler, istikrarlı bir şekilde, güvenlik soruşturmasının kişiselleştirilmesi gerektiğini, adayın kendisinin milli güvenliğe aykırı bir faaliyeti, tutum veya davranışı somut olarak tespit edilmedikçe, sadece aile bireylerine veya yakın çevresine dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılamayacağına karar vermektedir. İstihbari bilginin adayın kendisiyle doğrudan ve somut bir bağının (eylem birliği, irtibat, iltisak gibi) kurulması gerekir. Sadece akrabalık bağı, bu tür bir sonuç için yeterli değildir. Bu tür idari işlemler, İdare Mahkemelerinde açılan davalarda genellikle iptal edilmektedir (kadimhukuk.com.tr/makale/subay-astsubay-guvenlik-sorusturmasi/).