5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14/2-a uyarınca, 'sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için' Güvence Hesabı'na başvurulabilmesi hükmünü, 'faili meçhul' bir trafik kazası senaryosu üzerinden açıklayınız. Bu durumda Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun sınırları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175027

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14/2-a, 'çarpanı belli olmayan' veya 'faili meçhul' olarak tabir edilen trafik kazalarında zarar gören kişileri korumayı amaçlayan önemli bir hükümdür. Bir trafik kazasında bir kişi yaralanır veya vefat ederse ve kazaya neden olan aracın plakası tespit edilemez veya sürücüsü kaçarsa, mağdurun veya destekten yoksun kalanların normalde başvuracağı bir sigorta şirketi bulunmamaktadır. İşte bu boşluğu doldurmak için Güvence Hesabı devreye girer. Mağdur veya hak sahipleri, bu durumda doğrudan Güvence Hesabı'na başvurarak tedavi giderleri, geçici veya sürekli iş göremezlik tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı gibi bedensel zararlarının karşılanmasını talep edebilirler. Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun iki temel sınırı vardır: 1) Sadece Bedensel Zararlar: Bu madde kapsamında, yani sigortalının tespit edilemediği durumlarda, Güvence Hesabı sadece 'bedensel zararları' (ölüm ve yaralanma) karşılar. Kazaya karışan diğer araçta meydana gelen maddi hasar (araç hasarı) bu kapsamda talep edilemez. 2) Teminat Limitleri: Güvence Hesabı'nın ödeyeceği tazminat, kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası genel şartları ve teminat limitleri ile sınırlıdır. Hesabın sorumluluğu bu limitleri aşamaz (kadimhukuk.com.tr/makale/gri-sigorta-magdurlarinin-hukuki-haklari/).