Bir davanın istinaf incelemesi sırasında, davacı vekili olarak dosyada görünen avukatın vekillik görevinin (örneğin noterliğe başlaması nedeniyle) sona erdiği anlaşılırsa, bu avukat tarafından daha önce yetkilendirilmiş olan başka bir avukatın yaptığı 'yenileme talebi' geçerli midir? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usulü, HMK m. 77 ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/4850 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
Hayır, geçerli değildir. Avukatlık Kanunu uyarınca, bir avukatın vekillik görevi, istifa, azil, ölüm veya noterlik gibi başka bir mesleğe başlaması gibi nedenlerle sona erdiğinde, o avukatın daha önce başka bir avukata verdiği yetki belgesi de kendiliğinden hükümsüz kalır. Çünkü yetki, asıl vekalet ilişkisine bağlıdır ve asıl sona erdiğinde, ona bağlı olan yetki de sona erer. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2021 tarihli, 2021/2080 E., 2021/4850 K. sayılı kararında da bu durum ele alınmıştır. Somut olayda, dosyası işlemden kaldırılan davacının vekili noterliğe başlamış, ancak bu vekilin daha önce yetkilendirdiği başka bir avukat yenileme talebinde bulunmuştur. Mahkeme, talebi yapan avukatın yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Yargıtay ise bu kararı bozmuştur. Yargıtay'a göre, mahkemenin yapması gereken, doğrudan davayı reddetmek değil, HMK m. 77/1'i uygulamaktır. Yani, yenileme talebinde bulunan ve artık yetkisi kalmamış olan avukata veya doğrudan asıl davacıya, usulüne uygun yeni bir vekaletname sunması veya yapılan işlemi (yenileme talebini) kabul ettiğini bildirmesi için kesin bir süre vermelidir. Bu süre içinde vekaletname sunulmazsa veya işlem kabul edilmezse, ancak o zaman davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir. Bu yorum, tarafın hak kaybına uğramasını önlemeyi amaçlamaktadır (or.av.tr).