HMK'nın 341. maddesi uyarınca belirlenen istinaf parasal sınırının altında kalan bir ilk derece mahkemesi kararı kesindir. İdari yargıda ise İYUK'un 45. maddesi uyarınca belirlenen istinaf sınırı (2024 için 31.000 TL) altındaki idare ve vergi mahkemesi kararları kesindir. Bu kararların 'tek hakimle' mi yoksa 'heyetle' mi verileceği konusunda parasal sınırların bir etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #175004

Evet, özellikle idari yargıda parasal sınırların, kararın tek hakimle mi yoksa heyetle mi verileceği konusunda doğrudan bir etkisi vardır. Adli yargıda, sulh hukuk mahkemeleri kural olarak tek hakimli, asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri ise davanın değerine bakılmaksızın kural olarak tek hakimlidir (istisnalar hariç). Ancak idari yargıda durum farklıdır. 2577 sayılı İYUK'a göre, idare ve vergi mahkemelerinde, uyuşmazlık miktarı her yıl belirlenen bir sınırı (2024 yılı için 270.000 TL) aşmayan davalara 'tek hakimle' bakılır. Bu sınırın üzerindeki davalarda ise mahkeme 'heyet olarak' (bir başkan ve iki üye) toplanır ve karar verir. Dolayısıyla, 2024 yılı itibarıyla 31.000 TL'nin altındaki bir idari dava hem tek hakimle görülür hem de verilen karar kesindir. 31.000 TL ile 270.000 TL arasındaki bir dava yine tek hakimle görülür, ancak bu karara karşı istinaf yolu açıktır. 270.000 TL'yi aşan bir dava ise heyet halinde görülür ve bu karara karşı da istinaf yolu açıktır. Bu düzenleme, daha az önemli ve daha düşük meblağlı uyuşmazlıkların daha hızlı ve daha az masrafla çözülmesini, daha karmaşık ve yüksek meblağlı uyuşmazlıkların ise daha kolektif bir akılla (heyetle) karara bağlanmasını amaçlamaktadır (kadimhukuk.com.tr/makale/adli-ve-idari-yargida-parasal-sinirlar/).