Yurt dışına 10.000 Avro'yu aşan miktarda döviz çıkarırken beyanda bulunulmamasının hukuki yaptırımı nedir? 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3/2. maddesi ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4. maddesi arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/16387 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
1567 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi, kanunda yazılı kıymetlerin (döviz, altın vb.) izinsiz olarak yurttan çıkarılması fiilinin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında bir suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde, eşyanın rayiç bedeli kadar idari para cezası ile cezalandırılacağını düzenler. Bu genel bir kuraldır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ise bu genel kuralı somutlaştıran bir idari düzenlemedir. Karar'ın 4. maddesi, yolcuların beraberlerinde 10.000 Avro veya eşitini aşan dövizi yurt dışına çıkarırken gümrüğe 'beyan etme' zorunluluğu getirmiştir. Dolayısıyla, fiilin 'izinsiz' sayılması, bu beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemesiyle gerçekleşir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/16387 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde ele alınmıştır. Karara konu olayda, kişi 10.000 Avro ve 20.000 Amerikan doları ile yakalanmıştır. Mahkeme, toplam miktar üzerinden ceza verirken, Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay'a göre, cezanın matrahı, beyan zorunluluğu olmayan 10.000 Avro'luk kısım düşüldükten sonra kalan miktar, yani sadece 20.000 Amerikan doları olmalıdır. Dolayısıyla idari para cezası, beyan zorunluluğunu aşan ve beyan edilmeyen kısım üzerinden, o günkü kurla hesaplanan Türk Lirası karşılığı kadar uygulanmalıdır. Ayrıca, eğer eylem pasaport kontrolü sonrası ancak uçağa binmeden yakalanmışsa, teşebbüs hükümleri (cezanın yarısı) uygulanmalıdır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/yurtdisina-doviz-ve-altin-cikarilmasi-cezasi.html).