5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde özel güvenlik görevlisi olabilmek için sayılan 'kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak' şartı, 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiş olsa bile' uygulanır mı? Bu durumun, HAGB kurumunun hukuki niteliği (hukuken bir mahkumiyet sayılmaması) ile çelişip çelişmediğini ve güvenlik hizmetinin kamu düzeniyle ilişkisi açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #174986

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinde, özel güvenlik görevlisi olabilmek için aranan şartlar arasında 'Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak' sayılmıştır. 2011 yılında yapılan bir değişiklikle bu bende, 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile' ifadesi eklenmiştir. Bu ekleme, HAGB kurumunun hukuki niteliğiyle açıkça çelişmektedir. Zira CMK m. 231 uyarınca verilen HAGB kararı, sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz ve denetim süresi başarıyla tamamlandığında dava düşer; bu karar bir mahkumiyet değildir. Ancak kanun koyucu, özel güvenlik hizmetinin kamu düzeni ve güvenliğiyle doğrudan ilişkili olması nedeniyle, bu mesleği yapacak kişiler için daha sıkı bir standart belirlemiştir. Bu düzenlemeyle, kişi hakkında bir mahkumiyet hükmü kurulmamış olsa dahi, bir suç isnadıyla yargılanıp ceza alması ve bu cezanın HAGB kararına konu olması, özel güvenlik görevlisi olmak için bir engel olarak kabul edilmiştir. Bu durum, Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru yoluyla incelendiğinde 'masumiyet karinesi' ve 'özel hayata saygı hakkı' ihlali olarak değerlendirilebilecek potansiyele sahip olsa da, mevcut yasal düzenleme bu şekildedir. Kanun koyucu, bu mesleğin hassasiyetini HAGB kurumunun bireye sağladığı hukuki korumadan daha üstün tutmuştur (kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-guvenlik-gorevlisi-nasil-olunur-sartlari/).