7179 sayılı Askeralma Kanunu'na göre 'yoklama kaçağı' ve 'bakaya' kavramları arasındaki temel fark nedir? Yoklama kaçağı veya bakaya kalan bir kişi hakkında barış zamanında uygulanan idari ve adli yaptırımları, süreç içindeki aşamalarıyla (kendiliğinden gelme, yakalanma, suç dosyasının savcılığa gönderilmesi) birlikte açıklayınız.
Yoklama kaçağı ve bakaya kavramları sıklıkla karıştırılsa da aralarında temel bir fark vardır. 'Yoklama kaçağı', askerlik çağına girdiği halde tabi olduğu yoklama yılı içinde sağlık muayenesi ve diğer tespit işlemlerini yaptırmak için askerlik şubesine başvurmayan kişidir (Askeralma Kanunu m. 3/1-h). 'Bakaya' ise, yoklama ve sınıflandırma işlemleri tamamlanmış, sevk emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen sevkini yaptırmayan veya sevk edildiği birliğe katılmayan kişidir (Askeralma Kanunu m. 21/1-c). Kısacası, yoklama kaçağı henüz askerliğe elverişlilik süreci başlamamış kişi iken, bakaya bu süreci tamamlayıp birlik emrine verilmiş kişidir (kadimhukuk.com.tr/makale/yoklama-kacagi-nedir-cezasi/). Yaptırım süreci şöyledir: 1) İdari Para Cezası: Her iki durumda da öncelikle Askeralma Kanunu m. 24 uyarınca idari para cezası uygulanır. Bu cezanın miktarı, kişinin kendiliğinden gelmesi veya yakalanması durumuna göre değişir ve kaçak kalınan gün sayısına göre hesaplanır. 2) Adli Yaptırım (Ceza Davası): Bu idari para cezası kesinleştikten sonra kişi fiiline devam ederse, yani yoklama kaçağı veya bakaya durumu sürerse, artık eylem suç teşkil eder. Askerlik şubesi bir suç dosyası hazırlayarak yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderir. Savcılık tarafından açılan dava sonucunda kişi, Askeri Ceza Kanunu m. 63 uyarınca, kaçak kaldığı süreye göre artan oranlarda hapis cezası ile cezalandırılır. Bu ceza, şartları varsa adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya hakkında HAGB kararı verilebilir (kadimhukuk.com.tr).