HMK m. 77/1, vekaletnamesiz dava açılmasına hangi istisnai halde ve hangi koşullarla izin vermektedir? Bu koşullara uyulmamasının hukuki sonuçları (dava ve yapılan işlemler açısından) nelerdir? Ayrıca, vekaletname sunmayan avukatın kişisel sorumluluğu hakkında kanunun öngördüğü yaptırımları açıklayınız.
HMK m. 77/1, kural olarak vekaletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın dava açamayacağını ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağını düzenler. Bu kuralın tek istisnası, 'gecikmesinde zarar doğabilecek hâller'dir. Bu gibi durumlarda (örneğin, zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmak üzere olması), mahkeme, avukatın vereceği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmesi koşuluyla dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebilir. Bu izne rağmen, verilen kesin süre içinde vekaletname sunulmazsa veya asıl taraf (müvekkil) yapılan işlemleri kabul ettiğini bir dilekçeyle mahkemeye bildirmezse, hukuki sonuç çok ağırdır: 'Dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.' Bu, davanın veya işlemin geriye etkili olarak yok sayılması anlamına gelir (or.av.tr/vekaletnamesiz-dava-acilabilir-mi-ve-islem-yapilabilir-mi-hmk-m-77/). Ayrıca, HMK m. 77/2 uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın süresinde vekaletname ibraz etmeyen avukat, kişisel olarak sorumlu tutulur. Bu sorumluluk kapsamında avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderlerini ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Eğer bu eylemin kötü niyetle yapıldığı kanaatine varılırsa, mahkeme durumu, hakkında ceza ve disiplin soruşturması açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve avukatın bağlı olduğu baro başkanlığına bildirir (or.av.tr).