OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılan ve pasaportu iptal edilen bir kişinin, bu işleme karşı etkili bir başvuru yolunun bulunmaması, seyahat özgürlüğü açısından Anayasa Mahkemesi tarafından nasıl değerlendirilmiştir? Anayasa'nın 15. maddesindeki 'durumun gerektirdiği ölçüde' olma kriteri ile 40. maddedeki 'etkili başvuru hakkı' arasındaki ilişkiyi, AYM'nin 2018/81 E. sayılı kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #174959

Anayasa Mahkemesi (AYM), E. 2018/81 sayılı kararında, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılanların pasaportlarının da idari bir kararla iptal edilmesini Anayasa'ya aykırı bulmuştur. Mahkemenin değerlendirmesi şu temel mantığa dayanmaktadır: Anayasa'nın 23. maddesine göre seyahat özgürlüğü olağan dönemde ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararıyla sınırlanabilir. OHAL döneminde ise Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca bu güvencelere aykırı tedbirler alınabilir, ancak bu tedbirlerin 'durumun gerektirdiği ölçüde' olması zorunludur. AYM, 'ölçülülük' denetiminin en önemli unsurlarından birinin, temel hakka yapılan müdahaleye karşı 'etkili bir başvuru yolu'nun (Anayasa m. 40) bulunması olduğunu vurgulamıştır. Pasaport iptali işlemine karşı, o dönemde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuru imkanı tanınmamıştı. Etkili bir denetim mekanizmasının yokluğu, idari tasarrufun keyfiliğe dönüşme riskini barındırır. Bu nedenle AYM, kişilere pasaport iptaline karşı itiraz edebilecekleri etkili bir yol sunulmamasını, müdahalenin 'durumun gerektirdiği ölçüyü' aştığı ve seyahat özgürlüğünü orantısız bir şekilde sınırladığı sonucuna varmıştır. Karar, bir hakkın sınırlandırılmasının meşruiyetinin, o sınırlamaya karşı etkili bir hukuki denetim mekanizmasının varlığına sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermektedir (zulkufarslan.av.tr/ohal-duzenlemeleri-aym-2018-81/).