Yağma suçunda (TCK m. 148) 'konusu oluşturan malın değerinin azlığı' (TCK m. 150/2) nedeniyle ceza indirimi uygulanabilmesi için Yargıtay tarafından benimsenen kriterler nelerdir? Bu indirimin uygulanmasının zorunlu olup olmadığını ve hakimin takdir yetkisinin sınırlarını, hırsızlık (TCK m. 145) ve zimmet (TCK m. 249) suçlarındaki benzer düzenlemelerle karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #174949

Yağma suçunda TCK m. 150/2 uyarınca malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılabilmesi hakimin takdirine bağlıdır. Yargıtay, 'değerin azlığı'nı belirlerken somut olayın özelliklerini, suçun işlendiği yer ve zamanı, paranın alım gücünü ve özellikle failin 'daha çoğunu alma imkanı varken daha azını alması' gibi subjektif unsurları da dikkate almaktadır (oner.av.tr, barandogan.av.tr). Bu indirim, hırsızlık ve zimmet suçlarındaki düzenlemelerden önemli farklar içerir. 1) Hırsızlık (TCK m. 145): Hakim, malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özelliklerini de göz önünde bulundurarak 'ceza vermekten de vazgeçebilir'. Burada hakimin takdir yetkisi çok geniştir ve sonuç beraat değil, 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararıdır. 2) Yağma (TCK m. 150/2): Hakim, değerin azlığı nedeniyle cezada 'üçte birden yarıya kadar indirim yapabilir' ('indirilebilir' ifadesi takdir yetkisini gösterir). Ancak, suçun cebir veya tehdit unsuru içermesi nedeniyle ceza vermekten vazgeçme yetkisi yoktur. 3) Zimmet (TCK m. 249): Kanun metni, 'verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir' şeklindedir. 'İndirilir' ifadesi, hakime takdir yetkisi tanımadığını, değerin azlığının tespiti halinde indirimin zorunlu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, yağma suçundaki indirim takdiri iken zimmet suçunda zorunludur (barandogan.av.tr).