7244 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen Geçici 13. madde, sermaye şirketlerinin 2019 yılı net dönem kârını dağıtma yetkisini nasıl ve hangi amaçla sınırlandırmıştır? Bu düzenlemenin ardındaki 'ihtiyatlılık politikası'nı açıklayarak, kâr payı dağıtım kararı alınmış ancak ödeme yapılmamış durumlar için getirilen özel düzenlemeyi analiz ediniz.
7244 sayılı Kanun ile TTK'ya eklenen Geçici 13. madde, COVID-19 salgınının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla, sermaye şirketlerinin 30/9/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verebilmesini öngörmüştür. Ayrıca, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçelerin dağıtıma konu edilmesini ve yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmesini tamamen yasaklamıştır (kalemci.av.tr). Bu düzenlemenin ardındaki temel amaç, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bir 'ihtiyatlılık politikası' gereği şirketlerin nakit varlıklarının kâr dağıtımı yoluyla azaltılmasını önlemek, mevcut öz kaynak yapılarını korumak ve ek finansman ihtiyacını engellemektir. Kanun, bu yolla pay sahiplerinin kâr payı hakkı ile şirketin malvarlığının korunması arasında bir denge kurmayı hedeflemiştir. Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, kanunun yürürlüğe girdiği 17.04.2020'den önce genel kurulca 2019 yılı kâr payı dağıtım kararı alınmış ancak henüz ödeme yapılmamış veya kısmi ödeme yapılmış durumlar için getirdiği hükümdür. Bu hallerde, 2019 yılı net dönem kârının %25'ini aşan kısma ilişkin ödemeler, 30.09.2020 tarihinin sonuna kadar ertelenmiştir. Bu hüküm, kazanılmış haklara müdahale niteliği taşısa da, salgının yarattığı olağanüstü koşullar altında kamu yararı ve şirket menfaatini önceleyen bir tedbir olarak tasarlanmıştır (kalemci.av.tr).