Müdafiin, ifade alma ve sorgu sırasındaki rolü, salt bir gözlemci statüsünde midir, yoksa aktif müdahale haklarını da içerir mi? Müdafiin hukuki yardımının sınırlarını, özellikle maddi olayı karartabilecek müdahaleler ve yönlendirici sorular karşısındaki pozisyonunu, CMK ve Yargıtay uygulamaları çerçevesinde tartışınız.
Müdafiin ifade ve sorgudaki rolü, pasif bir gözlemci olmanın çok ötesinde, şüphelinin/sanığın haklarını korumaya yönelik aktif müdahaleleri içerir. Müdafiin varlık amacı, hukuki denetim yapmak ve şüpheli/sanığa hukuki yardımda bulunmaktır (avmehmetgenc.com). Bu kapsamda müdafi; şüpheliye susma hakkı dahil tüm yasal haklarını hatırlatabilir, sorulan sorulara itiraz edebilir, şüphelinin beyanlarının tutanağa yanlış geçirilmesini önleyebilir ve hatta sorulan bir soruya karşı müvekkiliyle görüşmeyi talep edebilir. Ancak müdafiin bu aktif rolünün bir sınırı vardır: Maddi olayı karartabilecek müdahalelerde bulunamaz. Örneğin, şüphelinin yerine geçerek doğrudan cevap veremez veya delilleri gizlemeye yönelik telkinlerde bulunamaz. Müdafiin müdahalesi, hukuki yardım sınırları içinde kalmalıdır. Eğer kolluk, yönlendirici sorular sorar veya şüphelinin iradesini sakatlamaya yönelik davranışlarda bulunursa, müdafiin devreye girerek bu usulsüzlüğe engel olması ve durumu tutanağa geçirtmesi en temel görevidir. Kısacası müdafi, şüphelinin ifade hürriyetini ve maddi gerçeğe ulaşılmasını engellemeyecek şekilde, ifade ve sorguda aktif bir rol üstlenir (avmehmetgenc.com).