İşçinin, işyerinde iş güvenliğini 'kendi isteğiyle' tehlikeye düşürmesi ile 'ihmaliyle' tehlikeye düşürmesi arasında, işverenin fesih hakkı açısından bir fark var mıdır?
Evet, önemli bir fark vardır. İK m. 25/2-ı bendi, 'İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi'ni haklı fesih nedeni sayar. Buradaki 'kendi isteği' kasıtlı bir davranışı, 'savsama' ise ağır bir ihmali ifade eder. Bu durumda işveren, işçiyi tazminatsız olarak derhal işten çıkarabilir. Ancak işçinin davranışı kasıt veya ağır ihmal düzeyinde değilse, yani normal bir dikkatsizlik veya hafif bir ihmal sonucu iş güvenliği tehlikeye girmişse, bu durum m. 25/2 kapsamında bir haklı fesih nedeni oluşturmaz. Bu durumda işveren, ancak fesih için başka geçerli bir nedeni varsa (İK m. 18 kapsamında, örneğin işçinin yetersizliği) ve usulüne (ihtar, savunma alma) uyarak, ancak bu kez tazminatlarını ödemek suretiyle iş akdini feshedebilir.