Görevdeki bir Başbakanın Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda, Başbakanlık ve milletvekilliği sıfatlarının ne zaman sona ereceği konusunda Anayasa m. 101/son fıkrası ile göreve başlama prosedürü (Anayasa m. 103, 6271 S.K. m. 21) arasında ortaya çıkan hukuki sorunu tartışınız. Bu ara dönemde Başbakanın yetkilerini kullanmaya devam etmesi 'Anayasal Darbe' olarak nitelendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #174437

Anayasa m. 101/son 'Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.' demektedir. Bazı görüşler, seçilme anıyla (YSK'nın ilanı) milletvekilliğinin ve dolayısıyla Başbakanlığın sona erdiğini savunur. Ancak metinde savunulan ve baskın olan görüş, bu hükmün 'göreve başlama' anıyla birlikte yürürlüğe gireceğidir. Çünkü yeni Cumhurbaşkanı, TBMM'de yemin edene kadar (Anayasa m. 103, 6271 S.K. m. 21) Cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanamaz. Bu arada bir iktidar boşluğu oluşmaması için, seçilen kişinin mevcut görev ve sıfatlarını (Başbakanlık gibi) yemin anına kadar sürdürmesi, devletin devamlılığı ilkesinin bir gereğidir. Anayasa veya kanunlarda bu durumu yasaklayan bir hüküm olmadığından, bu geçiş sürecinde Başbakanlık yetkilerinin kullanılması bir 'Anayasal Darbe' olarak nitelendirilemez. Zira bu durum, görevin kötüye kullanılması veya anayasal düzenin ihlali değil, anayasal kurumların işleyişindeki bir boşluğun pratik ve zorunlu bir yorumla doldurulmasıdır.