Şantaj suçu ile tehdit suçu (TCK m. 106) arasındaki ilişkiyi, Yargıtay uygulamalarını da dikkate alarak açıklayınız. Hangi durumlarda bir eylem tehdit suçu olarak kalırken, hangi durumlarda şantaj suçuna dönüşür?
Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir halidir ve tehdidi içinde barındırır. Temel fark, tehdidin niteliğindedir. Genel tehdit suçunda (TCK m. 106), fail mağdura yönelik bir kötülükte bulunacağını belirtir. Şantaj suçunda ise fail, ya TCK m. 107/1'deki gibi 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağı/yapmayacağı' ya da m. 107/2'deki gibi 'mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek bir hususu açıklayacağı' tehdidini kullanır. Yargıtay kararlarında da (örn: Y 4. CD 13/02/2019 T, 2014/41842 E., 2019/2048 K.) 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle' unsurunun oluşup oluşmadığına özellikle bakılmaktadır. Bu unsur yoksa ve eylem sadece genel bir kötülük tehdidi içeriyorsa, fiil tehdit suçu olarak kalır. Ancak bu özel unsurlar varsa, eylem şantaj suçunu oluşturur.