Bir kamu görevlisinin, kasten yaralama suçunun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaksızın, sadece diğer sanığın yanında yer alarak ona manevi destek sağlaması, eyleme iştirakinin niteliğini nasıl etkiler? Bu durum 'yardım etme' (TCK m. 39) kapsamında değerlendirilebilir mi?
Müşterek faillik için fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulması şarttır. Eğer sanığın katkısı, fiilin işlenişine hakim olacak düzeyde değilse, fakat suçu işlemeyi kolaylaştıran bir nitelik taşıyorsa, iştiraki 'yardım etme' (TCK m. 39) olarak değerlendirilebilir. 'Manevi yardım', suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Olay yerinde bulunup faili cesaretlendirmek, mağdurun direncini kırmak gibi eylemler, olayın özelliklerine göre manevi yardım olarak nitelendirilebilir. Bu durumda, yardım eden kişi, işlenen suçun cezasından indirim yapılarak (TCK m. 39/1) sorumlu tutulur. YCGK'nın 2017/197 E. sayılı kararında ise sanığın eylemi, sadece manevi destekten öte, 'sayıca üstünlük sağlayıp katılanın savunmasını zaafa uğratmak' olarak nitelendirilerek ortak hakimiyet kurulduğu kabul edilmiş ve müşterek faillik sonucuna varılmıştır. Bu ayrım, somut olayın detaylarına göre yapılır.