Anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra, davalı tarafın 'irade fesadı' iddiasıyla temyize başvurması durumunda, bu iddianın davanın seyrine etkisi ne olur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #174338

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/2-1941, K: 2019/475 sayılı kararının karşı oy gerekçesinde de değinildiği gibi, davalının anlaşmadan dönme sebebi olarak irade fesadını (hata, hile, ikrah) ileri sürmesi, teknik olarak 'anlaşma iradesinden dönme'den farklı bir hukuki durumdur. Eğer davalı sadece anlaşmadan döndüğünü beyan ederse, dava çekişmeliye döner. Ancak 'irade fesadı' iddiasında bulunursa, bu usul hukuku anlamında 'kabul' beyanının geçersizliğine yönelik bir iddiadır. Bu durumda Yargıtay, öncelikle bu irade fesadı iddiasının incelenmesi gerektiğini, eğer iddia kanıtlanırsa anlaşmalı boşanma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle kararın bozulması ve davanın çekişmeli olarak görülmesi gerektiğini belirtmektedir. Yani, irade fesadı iddiası, basit bir caymadan daha farklı ve ispat gerektiren bir durum olarak ele alınır.