CMK m. 100/4'te düzenlenen 'tutuklama yasağı'nın, suçun nitelikli hali nedeniyle ceza üst sınırının iki yılı aşması durumunda uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin iki farklı görüşü, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ilkesi (Anayasa m. 13) çerçevesinde karşılaştırınız.
Bu konuda iki temel görüş vardır: 1) Nitelikli Hal Dikkate Alınır: Bu görüşe göre, TCK m. 66/3'teki dava zamanaşımı hesabında olduğu gibi, suçun ceza üst sınırı belirlenirken nitelikli haller de dikkate alınmalıdır. Eğer nitelikli hal uygulandığında cezanın üst sınırı iki yılı aşıyorsa, tutuklama yasağı uygulanmaz. 2) Nitelikli Hal Dikkate Alınmaz (Metinde Savunulan Görüş): Bu görüşe göre, temel hak ve hürriyetlerden olan kişi hürriyeti ve güvenliğini kısıtlayan hükümler dar yorumlanmalıdır. CMK m. 100/4'te, TCK m. 66/3'teki gibi 'nitelikli hallerin de dikkate alınacağına' dair açık bir hüküm yoktur. Anayasa m. 13 uyarınca temel haklar ancak kanunla ve açıkça sınırlanabilir. Kanunda açıkça belirtilmeyen bir durumu, kıyas veya genişletici yorum yoluyla şüpheli/sanık aleyhine uygulamak, 'kanunilik' ilkesine ve Anayasa'ya aykırıdır. Bu nedenle, suçun temel şeklinin üst sınırı iki yılı aşmıyorsa, nitelikli hal ihtimali olsa bile tutuklama yasağı uygulanmalıdır.