CMK m. 217'de düzenlenen 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi, hakime mutlak bir takdir yetkisi mi tanır, yoksa bu yetkinin sınırları var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #173415

Bu ilke, hakime mutlak bir takdir yetkisi tanımaz. 'Delillerin serbestçe değerlendirilmesi', hakimin delilleri değerlendirirken kanuni ve soyut delil kurallarıyla (örneğin, 'iki tanığın beyanı ispata yeter' gibi) bağlı olmaması, delilleri vicdani kanaatine göre, mantık kuralları ve hayatın olağan akışı çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirmesi anlamına gelir. Ancak bu yetkinin sınırları vardır: 1. Hukuka Uygun Deliller: Hakim, sadece hukuka uygun olarak elde edilmiş delilleri değerlendirebilir (CMK m. 217/2). 2. Duruşmada Tartışılmış Olma: Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve tarafların önünde tartışılmış delillere dayandırabilir (Delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi). 3. Gerekçe Gösterme Zorunluluğu: Hakim, ulaştığı vicdani kanaatin sebeplerini, hangi delile neden üstünlük tanıdığını, hangi delili neden reddettiğini, kararının gerekçesinde akla ve mantığa uygun bir şekilde açıklamak zorundadır (Anayasa m. 141, CMK m. 230). Dolayısıyla, bu serbesti, keyfilik değil, gerekçeli ve hukuka uygun bir değerlendirme serbestisidir.